Menu

Kalp yetersizliği nedir ve belirtileri nelerdir?

  • tuz sodyum oranı yüksek besinler
  • beden kitle indeksi
  • kalp yetersizliği nedir belirtileri nelerdir
  • Details
  • Leave a Comment
  • Related Items

Kalp yetersizliği, kalp ve damar hastalıkları içerisinde multidisipliner yaklaşım en fazla ihtiyaç duyulan hastalıktır. Buna rağmen gündelik hayatın yorucu trafiğinde, kardiyoloji uzmanları çok boyutlu sorunları olan bu hastalarla çoğunlukla tek başına uğraşmak zorunda kalmakta ve genellikle tıbbi tedavi dışı önerileri atlamak zorunda kalmaktadırlar.

Oysa kalp yetersizliği diyet ve egzersiz en az tıbbi tedavi kadar önemlidir. Diyet ve egzersiz açısından gerekli önerilere uyulmadığında tıbbi tedavinin istenilen sonuçlara ulaşması mümkün olmayabilir.

Kalp yetersizliği hastasının diyetinde, sodyum (tuz) alımının makul düzeye indirilmesi, özellikle düzenli idrar söktürücü ilaç kullananlarda (Furosemid içere) böbrek işlevi de yeterliyse gerçekleşen potasyum ve magnezyum kaybını yerine koyacak şekilde diyet düzenlemesi yapılması uygundur.

Bu noktada, böbrek işlevi yeterli olmayan hastalar ile zeminde kan potasyum düzeyi yüksek olan hastaların (>5 mmol/L) potasyum bakımından zengin diyet konusunda dikkatli olmaları gerekir. Ayrıca, kalp yetersizliğine bağlı kas kitlesi kaybı sebebiyle protein bakımından zengin beslenme kalp yetersizliği diyetinin önemli bir parçasıdır. Ancak tüm bunların düzenli egzersiz ve rehabilitasyon programıyla zenginleştirilmesi de gerekmektedir.

KALP YETERSİZLİĞİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kalbin vücuda yeterli miktarda kan pompalayamaması sonucu akciğerler ve vücudun değişik bölgelerinde sıvı birikimi meydana gelir. Bu durum çeşitli belirtilere neden olur. Yaygın görülen belirtiler:

  • Nefes darlığı
    Kalp yetersizliğinde ortaya çıkan nefes darlığı (dispne), başlangıçta efor ya da egzersiz ile ortaya çıkarken, zamanla daha düşük efor gerektiren aktivitelerde de belirmeye başlar. Tedavi edilmemiş ya da hastalığının ileri evresinde olan bireylerde nefes darlığı istirahat anında da mevcuttur. Kalp yetersizliği hastalarında gece uyku sırasında kanın akciğerlere yoğun hareketi nedeni ile gece gelen nefes darlığı görülebilir. Bu hastalar gece nefes almak için “balkona çıkma”, “pencere açma”, “yastık sayısını arttırarak uyuma”, bazen de oturarak uyuma yakınmaları ile başvururlar.
  • Yorgunluk
    Kanın kalp tarafından bacaklara ve ilgili kas dokularına yeterince pompalanamaması yorgunluk, bitkinlik, halsizlik gibi şikâyetlere yol açar. Bunun yanı sıra kalp yetersizliğinde sıvı birikimi ve kalp yetersizliği için kullanılan ilaçlar da bu şikâyetlere yol açabilir.
  • Şişme (ödem)
    Kalp yetersizliği hastalarında kanın yerçekimine bağlı ayak, bacak ve karın gibi vücudun alt bölgelerinde göllenmesi sonucunda bu bölgelerde sıvı birikimi, bir başka ifade ile şişme (ödem) gelişebilir.
  • Hızlı kilo alma
    Kalp yetersizliği olan hastalarda hızlı kilo değişimi (sıvı birikimine bağlı kilo alımı veya tedaviye bağlı kilo kaybı) sık görülmektedir. Her sabah tartılmanız ve 3 gün içerisinde 2 kilodan fazla kilo alırsanız doktorunuza başvurmanız gerekir.
  • Öksürük
    Kalp yetersizliğinde kanın akciğer dokusunda göllenmesi akciğerde sıvı birikimine, böylece nefes darlığı ve öksürüğe yol açar. Ayaklarda, bacaklarda, karında sıvı birikmesi ve şişlik genellikle sağ kalp yetersizliğinin, akciğerde sıvı birikmesi ise sol kalp yetersizliğinin ön planda olduğunu gösterir.
  • İştahsızlık
    Kalp yetersizliğinde kan karında göllendiğinde bağırsak duvarında ödeme, mide-bağırsak sistemi hareketlerinin azalmasına yol açar. Bu nedenle iştahsızlık, bulantı, kusma ortaya çıkabilir. Bu belirtiler aynı zamanda, kalp yetersizliği için kullanılan ilaçlara bağlı olarak da gelişebilir.
  • Baş dönmesi ve çarpıntı
    Kalbin zayıflamış pompalama gücü bazen beyne az kan gitmesi ile sonuçlanabilir. Bu durumda baş dönmesi, göz kararması bazen de bayılma gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Kalp yetersizliği seyrinde sık olarak görülen önemli ritim bozukları da benzeri yakınmaları doğurabilir. Bu tür hastalar sıklıkla çarpıntıdan da yakınırlar.

Bunlara ek olarak öksürük, iştahsızlık, geceleri sık idrara çıkma, çarpıntı gibi başka belirtiler de görülebilir. Bir hastada bu belirtilerden biri ya da bir kaçı mevcut olabilir. Eğer hasta uygun tedavi altında ise yukarıdaki belirtilerden hiç birisi bulunmayabilir.

kalp yetersizliği ve sağlıklı kalp arasındaki fark

KALP YETERSİZLİĞİ İÇİN BESLENME REHBERİ

Kalp yetersizliği, kalbin vücudun gereksinimini sağlayacak kadar kanı pompalayamaması sonucu akciğerler ve vücudun değişik bölgelerinde sıvı birikmesiyle sonuçlanan ciddi bir durumdur. Zamanında fark edilip uygun bir şekilde tıbbi tedavi alırsanız ve sağlıklı beslenme kurallarını uygularsanız, uzun ve kaliteli bir yaşam sürdürebilirsiniz.

KALP YETERSİZLİĞİ SEMTOMLARINI AZALTMAYA YARDIMCI OLAN İPUÇLARI

  • Günlük tuz tüketiminiz 5 gramın (1 silme tatlı kaşığı) altında olmalıdır.
  • Hastalığınız ileri evredeyse, günlük sıvı tüketiminiz 2 litrenin altında olmalıdır.
  • Ağırlığınızı günlük olarak kontrol edin ve ağırlığınızda 3 gün içinde 2 kilogramdan fazla artış olursa hekiminize başvurun.
  • Kalp sağlığınızı koruyacak, düşük yağlı, yüksel lif içeren ve işlenmiş yiyeceklerin az olduğu bir beslenme programını uygulayın.
  • Kilolu veya şişman grubunda yer alıyorsanız, hekiminizin kontrolü sonrasında, diyetisyen rehberliğinde ağırlığınızı %5-10 azaltmayı hedefleyen bir beslenme programını takip edin.
  • Alkol tüketiminizi sınırlayın. Alkollü bazı kalp yetersizliği türleri için direkt ilişkili olduğunu unutmayın.
  • Sigara kullanmayın.

Satın aldığınız bir ürünün etiketini mutlaka okuyun. Etiketinde Na, tuz, soda veya sodyum şeklinde yazılmış bir bileşik varsa bu üründe sodyum var demektir. (Sodyumun kimyasal adı “Na”dır.) Aldığınız ürünün 1 porsiyonu 400 mg ve fazla sodyum (tuz) içeriyorsa “yüksek sodyumlu”, 200-400 mg sodyum içeriyorsa “ona miktarda sodyumlu”, 200 mg ve daha az sodyum içeriyorsa “düşük sodyumlu” dur.

DİKKATİNİZ TUZ TÜKETİMİNİZDE OLSUN

Yediğiniz yiyeceklerden gelen tuz vücudunuzda daha fazla sıvı tutulmasına neden olacaktır. Bu sıvı tutulumu ayak, ayak bileği, bacak ve karın bölgesinde şişliklere neden olur ve akciğerde biriken sıvı nefes almanızı zorlaştırır.

Fazla vücut sıvısı, kalbin başarısız pompalama miktarının artmasına ve dolayısıyla kalbin daha zayıf hale gelmesine neden olur. Tuz tüketimini azaltmak, vücutta sıvı birikmesinin azalmasına/geçmesine yardımcı olur. Böylece kalbizin pompalama yeteneğini korur ve kalp yetersizliği belirtilerini daha kolay yönetebilirsiniz. Eğer tuz ve sıvı tüketiminize dikkat etmezseniz, hekiminizin verdiği ilaç tedavisi kalp yetersizliği belirtilerini kontrol altına almada yetersiz kalabilir.

TUZU AZALTMAK

Tuzu azaltmak kolay değildir, çünkü yediğiniz birçok yiyeceğe hazırlama ve işleme sırasında tuz eklenir. Yiyeceklerinizi hazırlarken daha az tuz ekleyerek ve satın aldığınız hazır yiyeceklerin etkilerin okuyarak tuz tüketiminizi kontrol altına alabilirsiniz.

  • Yemeklerinize tuz eklemeyin. Tuz yerine değişik baharatlar, otlar, sarımsak ve limon ile yemeklerinize lezzet verin.
  • Hazır ürünlerde tuzsuz veya tuzu azaltılmış olanları tercih edin. Ürünlerin etiketini okuyarak porsiyon başına 200 mg’ın altında sodyum içeren ürünleri tercih edin.
  • Masanızda tuzluk bulundurmayın. Pişirme sonrası yemeklerinize tuz ilave etmeyin.
  • Fast-food restoranlardan uzak durun. Bu restoranlarda yiyeceğiniz birçok yiyecek, günlük tüketiminizin üzerinde sodyum içermektedir.
  • Evde hazırlanmış taze yiyecekler kullanın. Eğer konserve yiyecekler kullanacaksanız etiketinde “tuz eklenmemiştir” veya “düşük sodyumlu” ifadelerinin olmasına dikkat edin.
  • Ketçap, hardal veya soya susu gibi ürünleri tercih edin. Ara öğünlerinizde sebze ve meylere yer verin.
  • Potasyum bakımından zenginleştirilmiş tuz kullanımı konusunda mutlaka hekim önerisi alın.

1 silme tatlı kaşığı (yaklaşık 5 gr) tuz içerisinde 2000 mg sodyum bulunmaktadır. Bu sizin günlük tüketim miktarınızdır. Hem yediğiniz besinlerdeki hem de yapacağınız yemeklerde ekleyeceğiniz tuz miktarının toplamı 1 silme tatlı kaşığı kadar tuza eşit olmalıdır.

TUZ YERİNE KULLANABİLECEĞİNİZ BAHARAT KARIŞIMI

  • 1 yemek kaşığı sarımsak tozu
  • 1 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ufalanmış fesleğen, mercanköşk, kekik, maydanoz, adaçayı
  • 1 çay kaşığı toz hindistan cevizi, soğan tozu, karabiber
  • 1/2 çay kaşığı kırmızı biber (isteğe bağlı)

Tüm malzemeleri bir kasede karıştırın. Hepsinin iyice ufalanmış olmasına dikkat edin. Serin bir yerde kavanoz içerisinde 6 ay saklayabilirsiniz.

TUZ / SODYUM HANGİ BESİNLERDE BULUNUR?

tuz sodyum oranı yüksek besinler

TUZ İÇERİĞİ EN YÜKSEK 10 YİYECEK

  • Jambon, salam, sucuk, pastırma gibi şarküteri ürünleri
  • Pizza çeşitleri
  • Konserve çorba, salata sosları ve soya sosu
  • Peynirler
  • Turşu ve turşu suları
  • Ekmek ve sandviçler
  • Et ve tavuk suyu tabletleri
  • Tuz eklenmiş badem, yer fıstığı gibi yağlı tohumlar, krakerler, patates cipsleri
  • Fast-Food burger ve sandviçler
  • Et içeren yiyecekler

KALP YETERSİZLİĞİNDE SIVI TÜKETİMİ

Kalp yetersizliğiniz ileri seviyede ise düşük tuz tüketiminize rağmen vücudunuz sıvı tutmaya devam eder. Bu durumda doktorunuz idrar sektörücü olarak adlandırılan ve vücudunuzda sıvı atılmasına yardım eden ilaçlar tavsiye edecektir ve sıvı alımınız günde 2 litre olarak sınırlandırılacaktır.

  • Kahve ve kafein içeren sıvı tüketimini sınırlayın (Günde 4 fincanın altında olmalı)
  • Alkolü sınırlayın veyam tamamen yaşamınızdan çıkarın. Eğer doktorunuz izin verdiyse, erkekler günde 2 birim veya daha az, kadınlar ise 1 birim alkol tüketebilirler.
  • Gün içerisinde tükettiğiniz kahve, çay, süt, meyve suları, çorba, su, maden suyu ve diğer tüm içecekleri kaydederek sıvı tüketiminizi hesaplayabilirsiniz. Klasik bir su bardağı 200 ml’dir ve hesaplarınızı buna göre yapabilirsiniz.
  • Eğer susama veya ağız kurulu yaşıyorsanız sakız çiğneyebilir, özellikle taze nane çiğneyebilir, küçük miktarlarda çilek, ahududu ve üzüm gibi sulu yemekler tüketebilirsiniz. Bunlar tükürük saldınızın artmasını sağlayacaktır.

AĞIRLIĞINIZI KONTROL ALTINDA TUTUN

Eğer kilolu veya şişman iseniz hedefizi, ağırlığınızın %5-10 kadarını azaltmak olmalıdır. Örneğin boyunuz 170 cm ve ağırlığınız 90 kg ise; Beden Kitle İndeksi (BKİ) hesabı yaparak [Ağırlık (kg) & Boy (cm)], BKi değeriniz 31,1 kg/cm olduğunu hesaplayabilirsiniz. Bu değer sizin şişman sınıfında olduğunuzu gösterir.

beden kitle indeksi

Bu durumda ilk hedefiniz ağırlığınızı 4.5 ile 9 kg arasında azaltmak ve daha sonrasında emin adımlarla ağırlığınızı normal sınırlar içerisine indirmek olmalıdır. Bunun için diyetisyeninizden yardım almayı unutmayın. BKİ değeriniz 20-25 ise normal, 25-30 ise fazla kilolu, 30-40 ise şişman ve 40’ın üzerinde ise aşırı şişman sınıfında yer alıyorsunuz demektir.

Yavaş ve emin adımlarla ağırlık kaybetmek için:

  • Yediğiniz yemeklerin porsiyonlarını küçültün. Bunu başarmak için yemek yediğiniz tabağı bir küçüğü ile değiştirerek işe başlayabilirsiniz. Büyük olduğunu düşündüğünüz porsiyonları eşiniz, arkadaşınız veya çocuklarınız ile paylaşabilirsiniz.
  • Sağlıklı bir kahvaltı tabağında; tabağınızın 1/3’ü protein, 1/3’ü karbonhidrat kaynaklarından kalan 1/3’ü ise sebze ve meyvelerden oluşmalıdır. Öğle ve akşam yemeklerinde ise; tabağınızın 1/4’ü protein ve 1/4’ü karbonhidrat kaynaklarından oluşurken, 1/2’si çip ve pişmiş sebzelerden oluşmalıdır.
  • Günde en az 3 ana öğün (sabah, öğle ve akşam) ve ihtiyacınıza göre 1-3 ara öğün tüketebilirsiniz. Ana öğünlerinizi atlamayın. Ara öğütlerden meyve, sert kabuklu yemişler, süt, ayran, yoğurt gibi yiyecekler ve içecekleri tercih edebilirsiniz.
  • Düşük glisemik indekse sahip yiyecekler ağırlık kontrolünüzü sağlamanıza yardımcı olacaktır.
  • Haftada en fazla 500 – 1000 mg ağırlık kaybını hedeflemelisiniz. Hızlı ağırlık kaybı kas kaybına neden olarak sağlıklı bir ağırlık kaybından sizi uzaklaştırır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir